Celal KULMAÇ ile Döndü BECEREN nişanlanır. Celal KULMAÇ Sivas Çimento Fabrikasında çalışır. Düğün masraflarını karşılamak için para biriktirmek isteyen Celal, geceleri otel parası vermemek için arazide yatar. Bu sırada hastalanır. Köyde düğün hazırlıkları başlamış ve bayrak dikilmiştir. Düğün için alışveriş yapmak ve nüfustan gün almak için Şarkışla’ya giden Celal, dönerken bir gölette yıkanır. Daha sonra tekrar yola çıkar ama köye gelmek nasip olmaz. Gelin eve inmeden cenaze köye gelir. Ağıt yakmasıyla ünlü GIYO, Celal ’ın annesi MEDİNE ve nişanlısı DÖNDÜ tarafından CELAL OĞLAN AĞITI yakılmıştır. Tamamı yüz kıtanın üzerinde olan ağıt o zamanki şekliyle tamamen kayda alınamamıştır. Halk aklında kalan kısmını dilden dile aktarırken bu ağıt içine sonradan giren bölümler de olmuştur. TRT repertuarında İpek Mendil olarak geçen bu ağıt, Baharözü köyünden Aşık FERYADİ, daha sonra da Nurettin DADALOĞLU tarafından derlenmiştir. Sonraki dönemlerde ise Burhan ÇAÇAN tarafından derlenerek seslendirilmiştir. TRT repertuarına Muzaffer SARISÖZEN tarafından derlenerek girmiştir.
İpek mendil dane dane
Yudular serdiler güne
Ana Celal’ı yudular
Baş ucunda döne döne
Evlerinin önü yonca
Yonca kahmış diz boyunca
Bu yoncayı kim biçecek
Celal oğlan olmayınca
Sivasdaki büyük ordu
Babam da talime durdu
Kahın gidek çimentoya
Çimento Celalın yurdu
Nazlı benim eşim nazlı
Oh kirpikli oyma gözlü
Ben de buna yanmayım mı
Tüm sırları bende gizli
Bayrağı gara galdırın
Davulu çifte vurdurun
Hacımemmetler dahımı
Beni oraya indirin
Gurban olam Döne bacı
Ne zorumuş keskin acı
Bunun işi bitmiş diye
Dohdur vermemiş ilacı
Celal da cirite binmiş
Davulcuya vur diyerek
Döndü gıza altın etmiş
Nefisine dur diyerek
Bağdat teyze bağdat teyze
Yine derdim oldu teze
Beş gızınan davet gezdik
Bizim düğün galdı guze
Susuz yerde bitmez söğüt
Deli oldum verin öğüt
Çevrelerde var mı ola
Celal gibi babayiğit
El camiden çıharkene
Bulandım gardaş bulandım
Döndüyü gelin getirdik
Uyhu uymadım dolandım
Daha görmeyim görmeyim
El oğlunun acısını
Ölürsem ölüme goyman
Nazlı yarin bacısını
Arhamda beliğim ince
Örer dikerim gılınca
Vallaha da ata binmem
Celal eşim gelmeyince
Gapıdan atlılar geçdi
Dolan döndü bineceksin
Sevgili gardaşın yari
Kime gelin eneceksin
Mezarlığın böğrü çayır
Celal getmiş orda uyur
Öksüz gız gelin oluyor
Celal oğlan sen de buyur
Mezarımın sıra daşı
Yandı yüreğimin başı
Beni Yusuf’a verdiler
Yusuf Celal’in gardaşı