Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Rss Listesi

BİZ DAHA İYİSİNİ YAPINCAYA KADAR EN İYİSİ BU



SİVAS - 4 EYLÜL SİVAS KONGRESİ - SİVAS KIZ ÖĞRENCİ PANSİYONU - sivastaki yurtlar
   
 4 EYLÜL SİVAS KONGRESİ

4 EYLÜL SİVAS KONGRESİ
 Yazı Boyutu

 Tarih : 24.03.2010 - 09:10:08 


2 Eylül 1919 sabahı şafakla uyanan Sivas, büyük bir sevinç içinde tarihinin en mutlu günlerinden birini yaşıyordu; şehirde kaynaşma, yüzlerde büyük bir sevincin ışıkları görülmekteydi.


Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda Osmanlı Devleti ve dahil olduğu grup (İttifak Devletleri) harpten yenik çıkmış, 30 Ekim 1918’de İtilaf Devletleri ile imzalanan Mondros Mutarekesi ile Osmanlı Devletinin eli kolu bağlanmıştı. 
          Yorgun ve fakir düşen milleti ve memleketi savaşa sokanlardan Sultan Vahideddin, saltanat ve hilafet makamını korumak peşindeyken hayatlarından endişeli olanlar memleketten kaçıyorlardı.
          Ordunun elinden cephanesinin büyük kısmı alınmış, ismi var cismi yok hale getirilmişti. Mütarekenin 7. maddesi bahane edilerek ülkenin çeşitli bölgeleri işgal ediliyordu. İtalyan, Fransız ve İngilizlerden oluşan İtilaf Orduları Donanması İstanbul’a doğru ilerlemekteydi. Antalya bölgesi İtalyanlara, İzmir, Aydın, Manisa bölgesi Yunanlılara, Adana, Hatay, Mersin bölgelerini Fransızlara, Antep, Urfa, Maraş, Mardin ve Musul bölgelerini İngilizlere, bağımsız bir Ermeni devleti kurulması içinde Sarıkamış, Ardahan, Kars ve Ağrı bölgesinin Ermenilere bırakılması ve Boğazların da ortak yönetilmesi için İtilaf Devletleri aralarında anlaşmışlardı.
          Ordu ve millet, Padişah'ın ve Hilafet'in ihanetinden haberdar olmadığı gibi o makamlarda bulunanlara karşı asırların kökleştirdiği dini ve manevi bağlarla bağlı sessiz ve sadıktı. Çok önemli bir nokta ise, İtalya, İngiltere ve Fransa gibi devletlerden biri ile dahi başa çıkılamayacağı korkusu bütün kafalara yerleşmişti.
          Rum Çetelerinin Karadeniz (Samsun) yöresinde asayişsizliği arttırması üzerine o bölge asayişini düzeltecek bir komutana ihtiyaç vardı. Bu ise Gazi Mustafa Kemal Paşa'dan başkası olamazdı. Memleketin düştüğü durumdan çok rahatsız olan Anadolu’ya bir an önce açılmak için fırsat ve çareler arayan Gazi için bu bulunmaz bir imkandı. Bunun üzerine Gazi Mustafa Kemal Paşa 30 Nisan 1919’da 9.Ordu Kıta Müfettişliği’ne atandı. Kurmay Heyetini de beraberine alan Mustafa Kemal Paşa Bandırma Vapuru ile yola çıktı. 19 Mayıs 1919 günü Samsun’a vardı. Gerekli temasları yaparak, biri İstanbul’da biride Erzurum’da bulunan Kazım Karabekir Paşa'ya olmak üzere iki telgraf çekilmiş ve hükümete gönderdiği telgrafta Samsun’da İngiliz askerlerini gördüğünü, bir miktar askerinde Sivas’a gönderileceğini duyduğunu böyle olursa asayişin çok bozulacağını yazmıştı.
          25 Mayıs 1919’da Samsun’dan ayrıldı. Önce Kavak, ardından da Havza’ya geldi. Havza onun ilk halkla doğrudan teması olduğu yerdir. 12 Hazirana kadar Havza’da kaldı. Aynı gün akşam Amasya’ya vardı. Amasya’da 21 Haziran gecesi 9.Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa, 3.Kolordu Komutanı Refet Paşa, 20.Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa, Bahriye Eski Nazırı Rauf Bey toplanarak direniş esasları ilk defa Amasya’da yazılı prensipler haline getirildi. Bu prensipler belgesini (Amasya Mukarreratı) ya da (Amasya Tamimi) denilir. Altı maddelik bu beyannamenin özünü iki cümlede toplamak mümkündür.

a) Milletin istiklalini, gene milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
b) Gereksinim duyulan milli bir heyetin oluşturulması için Anadolu’nun en güvenilir yeri görülen Sivas’ta bir milli kongrenin tez elden toplanması kararlaştırılmıştır.
          Bu kararlar alınırken İstanbul’da, Gazi Mustafa Kemal Paşa hakkında kararını vermişti. Dahiliye Nazırı (İçişleri Bakanı) Ali Kemal 25 Haziran 1919’da bütün vilayetlere Mustafa Kemal’in görevden alındığını, kendisinin hiçbir resmi sıfatının kalmadığını, yakalanıp gönderilmesi emrini göndermiş. Mustafa Kemal ve arkadaşları bu karardan habersiz 26 Haziran 1919 Amasya’dan Sivas’a hareket ederler. Fakat kuşkulu ve dikkatlidirler. Padişah'ın Elazığ Valiliği'ne özel görevlerle gönderdiği Ali Galip adlı kişi Sivas Valisi Reşit Paşa ile görüşerek Mustafa Kemal’i tutuklatmak ister. Fakat yurtsever Vali buna yanaşmaz. Hatta gidip karşılar. Sivas’a girişini Gazi Mustafa Kemal Paşa şöyle anlatır. “Sivas şehrine vardığımızda caddenin iki yanı büyük bir kalabalıkla dolmuş, askeri birlikler tören duruşu almış bulunuyordu, otomobilden indik, yürüyerek askeri ve sivil halkı selamladım. Bu görünüş Sivas’ın saygıdeğer halkını ve Sivas’ta bulunan yiğit subay ve erlerimizin bana nedenli bağlı olduğunu ve sevgi beslediğini belirten canlı bir tanık idi.”
          Ertesi gün Gazi Mustafa Paşa ve arkadaşları Sivas'ta bir toplantı yapmış, yurdun durumu görüşülmüş ve Sivas’ta bir kongre yapılmasına karar verilmiştir.
          Mustafa Kemal 28 Haziran 1919’da Sivas’tan Erzurum’a hareket etti. Sıkıntılarla geçen bir haftalık yolculuktan sonra 3 Temmuz 1919 günü Erzurum’a ulaştı. Coşku ile karşılandı. Fakat gelişen şartlar sonunda Erzurum’da ordudan istifa etmek zorunda kaldı. 9 Temmuz 1919 onun sivil hayattaki ilk günüdür. Ne üzerine giyeceği sivil bir elbisesi ne de parası vardı. Başına koyacağı fesi Mazhar Müfik Kansu, ceket ve pantolonu da Erzurum Valisi Münir Beyler vermişlerdi. 10 Temmuz’da (Vilayet-i Şarkiye Müdafa-i Hukuk Cemiyeti) reisliğine seçildi. Fakat zor günler geçiriyordu desteğe ihtiyaç vardı. Erzurum’daki 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa: Emrinizdeyim Paşam! Ben, subaylarım, erlerim, kolordum hepimiz emrinizdeyiz, diyerek desteğini bildirdiği an Gazi rahatladı. Bu cesur davranış Milli Mücadelede kader tayin edici anlardan biridir.
          23 Temmuz 1919’da Erzurum’da toplanan kongre 7 Ağustos 1919’da sona erdi. (Yurdun bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı, işgallere karşı Millet'in kendi kendini savunacağı, gerekirse geçici bir hükümet kurulacağı, her işte Millet'in iradesinin geçerli olacağı, manda ve himayenin kabul edilemeyeceği, Mebuslar Meclisi'nin hemen toplanılması gerektiği) bir beyanname kararlar ve prensipler olarak ilan edildi.
          Bu kararları uygulamakla görevli bir Heyet-i Temsiliye seçildi. 9 kişilik bu heyetin başına getirilen Mustafa Kemal, Erzurum Kongresi'nin dağılmasından sonra bölgede bir müddet daha kalarak Heyet-i Temsiliye Başkanı sıfatı ile Şark vilayetlerindeki cemiyetin teşkilatını yaymak için gerekli çalışmaları yaptı.
          Mustafa Kemal Paşa, Sivas Kongresi’ne katılmak üzere 29 Ağustos 1919’da Erzurum’dan ayrıldı. Amasya Tamimi'nde belirtildiği üzere Anadolu’nun her yönden en güvenli yeri olan Sivas’a doğru yola çıktı. 2 Eylül 1919 sabahı şafakla uyanan Sivas, büyük bir sevinç içinde tarihinin en mutlu günlerinden birini yaşıyordu; şehirde  kaynaşma, yüzlerde büyük bir sevincin ışıkları görülmekteydi. Sabahın erken saatlerinde Erzurum yoluna şu anda (Paşa Pınarı) olarak adlandırılan çeşme çevresine dökülen halkı zamanın valisi Reşit Paşa şöyle anlatır: “2 Eylül 1919 günü Sivas’ta ne kadar at ve araba varsa halkı Erzincan yolu istikametine doğru götürdü. At bulamayan araba tedarik edemeyenler de yaya olarak o istikamete dökülürken, ben hükümet konağından ayrılmadım. Halkın bu sevinç içinde akışını penceremde uzun uzun seyre daldım, fakat gözlerim dolu dolu, kalbim heyecan içinde çarpıyordu."
          Gazinin arabasındaki Mazhar Müfit’de o günü şöyle anlatıyordu:
         
“Hepimiz sağ ve salim olarak 02 Eylül 1919 akşamı grupla beraber Sivas’a ulaştık. Sivas’a 5 km. mesafede çadırlar kurulmuş ve hemen hemen bütün Sivas halkı Mustafa Kemal Paşa'yı karşılamaya çıkmıştı. Milli iştiyakın bütün çoşkunluğu ile Mustafa Kemal Paşa'yı bekliyordu, arabalarımız kalabalığın bulunduğu sahaya girince halk birden bire Mustafa Kemal Paşa'nın otomobilinin etrafını sardı, halk neşe içinde bağırıyordu: ‘Hoş geldiniz sefa geldiniz’ diyerek, birbirleriyle yarışır gibi Paşa'nın otomobiline koşuyor elini öpüyor ve sıkıyordu.”
          Hatıraların bir başka bölümünde “Görüyorsunuz ki, Sivas halkı bazı istisnalar dışında Mustafa Kemal Paşa'nın emrindedir, Milli Mücadele'nin azmindedir. Sivas yaylasının öz evlatları istisnasız Milli İrade'nin akışı istikametinde his ve fikirlerini belirtmiş bulunuyorlar.” demektedir.
          Mekteb-i Sultani’de (Bugünki Atatürk ve Etnografya Kongre Müzesi geçmişte de Sivas Lisesi) ilk geceyi geçiren misafirler ertesi gün şehri dolaşmaya çıktılar. 4 Eylül 1919 Perşembe günü saat 14.00’de açılacak olan büyük Sivas Kongresi dolayısıyla Mekteb-i Sultani önü mahşer halinde idi, Mustafa Kemal Paşayı coşkun tezahüratlarla karşılayan ve bağrına basan Sivas halkı Kongre binasına giden bütün yolları tutmuştu; çarşıda dükkanını kapayan, daireden ayrılan, işini gücünü bırakan herkes sel halinde bu mahşere katılıyordu. Kongre Delegeleri birer birer gelerek binaya giriyorlardı. Kongrenin açılması için tayin edilen açılış saatine 5 dakika kala Mustafa Kemal Paşa Kongre mahallini şereflendirdi, doğruca başkanlık kürsüsüne çıktı ve geçici başkanmışcasına Kongre'yi açtı. Sonra gündeme geçildi. Gündemde şu maddeler vardı:
1-Başkanlık divanı seçimi,
2-Erzurum Kongresi tüzük ve beyannamesinin Sivas Kongresi’nde   değiştirilerek kabulünün teklifi ve görüşme açılması,
3-Kongre delegelerinden 25’inin hazırladığı muhtıranın görüşülüp tartışılması,
4-Üyelerin teklif ve temennileri.
          Gündemin ilk maddesi görüşüldü ve Mustafa Kemal Paşa 3 aleyhte oyla başkanlığa seçildi. 2. başkanlığa İsmail Fazıl Paşa ile Rauf Bey getirildiler. İstanbul delegesi İsmail Hami Bey ile Afyonkarahisar delegesi Mehmet Şükrü Bey divan katipliklerine seçildiler.


  Editör :  MİKDAT DURMAZ

 
1 2 3 4 5   Puan Yok  
 Kaynak :  Sivas Haber

 Kategori  SİVAS

1737 Kişi Tarafından Okundu.

Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 Reklam
 RESİMLER

PANSİYONUMUZDAN RESİMLER
 Bilet Rezervasyon
 Reklam
 Gazete Manşetleri
 Puan Durumu
 
 Altın Kuru

 Hastane Rehberi
 

 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.8236 1.8324
  Euro 2.3158 2.327
 
 Hava Durumu



 




 
 

   © Copyright - 2010- SİVAS KIZ ÖĞRENCİ PANSİYONU - sivastaki yurtlar - Tüm Hakları Saklıdır. 

 Çilem.Net
sivas haber Parti haber Sivas Haberleri